Doğa savunucuları yılmaz, Kazdağı Ekofest yasaklanamaz

0

Kazdağı Ekofestin hukuksuzca yasaklanması ve soruşturma açılarak saldırıların artması üzerine Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkan Vekili Mehmet Akbulut’la güncel duruma dair bir röportaj gerçekleştirdik.

2014 yılından beri her yıl Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından düzenlenen Kazdağı Ekofest, geçen sene olduğu gibi bu sene de hukuksuzca yasaklandı. Sizce bu yasaklamanın önceki yıllardan farkı nedir? Somut saldırılar vs.

Önceki yıllarda önce pandemi vardı. İnsanların yan yana gelmesi risk taşıyordu. Dernek olarak durum değerlendirmesi yaptık ve kendi kararımızla ‘’Ekofest’’ etkinliğimizi ertelemiştik. Bu anlaşılır bir ertelemeydi.  2 yıl böyle geçti. 3. Yıl durum farklıydı. Ülkede konser organizasyonları başlamıştı. Salon toplantıları, değişik kitlesel organizasyonlar, düğünler vs. Dünyada olduğu gibi bizde de normale dönüş başlamıştı.  Fakat yakından bakıldığında; bu rahatlama ve normale dönüş yalnızca belirli kesimlerin ve iktidarın istediği çerçevede ki etkinliklerdi. İktidarca haz edilmeyen tırnak içinde ‘’muhalefet olarak’’ düşünülen kesimler için pandemi gerekçeleri ile etkinlik ertelemeleri uzun bir süre sürdü. Yereldeki mülki amirler daha çok yasaklamadan yana karar aldılar.

Bizim Ekofestimizin ilk yasağı 2022 yılında bu sürece denk geldi.  Doğa savunucusu olduğumuzdan Muhalif taraftan sayıldık.  Ayrıca o dönem, orman yangınlarının çok olması kamuoyunda yasağa bir meşrutiyet de kazandırmıştı.

Bu yıl ise şeklen de olsa gösterilen gerekçe gerçekçi değil. Nitekim aynı yer için 15 gün önce, aynı kurum olur vermişti. (Balıkesir bölge orman müdürlüğü). Öyleyse ne değişti ki 15 gün önce olmayan yangın tehlikesi birden görünür oldu?  Burada kişisel kanaatimi ifade edeyim.  Neden olarak yasaklamanın, yaşam alanlarımıza, toplantı yapma hakkımıza, konserlerimize, doğada, doğa için farkındalık yaratma çabamıza, yaşam biçimimize müdahale olarak algıladık ve protesto ettik.  Ben bunlara ek olarak; 15 gün sonra programın kesinleşip yayınlanması sonrası, LGBTİ+’ların hakları ile ilgili konuşmacının programda yer almasının kimi kesimlerde farklı bir rahatsızlık yarattığı düşüncesindeyim. Snyder’in bir uyarısı; ‘’Dünyaya karşı sorumluluklarınızı üstlenin. Bugünün sembolleri, yarının gerçeklerini mümkün kılar. Nefret işaretlerinin farkında olun.’’ diyor. Ben; yasaklamanın ardındaki gerekçelerden birisinin de bu nefret dili olduğunu düşünüyorum.  Bu kesimin haklarının konuşulmasında yasal bir engel bulunmadığı için ‘’yangın tehlikesi’’ gerekçe olarak gösterildi.

Bu yasaklama, ifadeye çağırma, yüz tespiti ve savcılık soruşturması gibi saldırılar Kazdağları direnişini sindirememesinin bir dışa vurumu mu? Ve yeni direnişlerin gücünü kırma hedefini de taşıyor mu sizce?

  Buna Gezi Direnişi de ilave edilebilir. Bilindiği gibi ‘’Kazdağı Direnişi’’ 425 gün sürdü. Direniş Fazıl Say Konseri ile Türkiye’nin tüm coğrafyasına duyuruldu ve halkın ilgisi ve sahiplenmesi sonucu zafere ulaştı. Dünyaca ünlenmiş Kanadalı altın şirketi ‘’Alamos Gold’’ tası tarağı toplayıp gitti. Direnişin örgütlenme ve destek ayağında derneğimizin katkısı büyüktü.  Ayrıca Biga yarımadasından, Çanakkale’ye ve oradan Edremit körfezine, Balıkesir’den Bergama’ya kadar geniş bir coğrafyada Ekoloji mücadelesi veriyoruz. Bu durum yerellerdeki mülki amirlerin ve kurumların dikkatini çekmiştir.

‘’Gezi Direnişi’, ‘’Kazdağları Direnişi’’ ve benzeri direniş öykülerinin çoğalması iktidarı rahatsız ettiği gerçek. Yan yana gelinsin, dayanışma içerisinde olunsun, istenmiyor.  O nedenle akıllarına ilk gelen olgu yasaklama oluyor. Dolayısıyla direnişlerin gücünü yasaklarla kırma hedefleri olduğunu söyleyebilirim. 

Bundan sonraki süreç nasıl ilerleyecek? Doğa savunucuları tarafından festivalin yapılması iradesi kanunsuz yasaklamalarla yıldırma politikası uygulayanlara galip gelecek mi?

Ekofestimizi yapmaktan vaz geçmedik. Eylül ayına kadar bütün yolları deneyeceğiz. Çok destek ve dayanışma mesajları aldık. Festivalimizin içeriğini halkla buluşturmanın başka yolları da var.  Açılış programı ve ‘’Telin Dili Olsa-Kaptan’’ konseri ile dernek merkezimizde Ekofest etkinliğine başladık bile. ‘’Haklarımızı ‘’ hayatın her alanında savunmaya, konuşmaya devam edeceğiz.

Bu baskıcı süreçler geçecek. Doğa savunucularının iradesinin galip geleceğini düşünürüm. Biz Ekoloji mücadelesi veriyoruz. Ekoloji mücadelenin içerisinde doğanın yanı sıra, kadın hakları mücadelesi var. Emek mücadelesi var. LGBTİ+’ların hak mücadelesi, gençlerin, emeklinin, köylünün adalet mücadelesi var. Kısaca çevre için verilen adalet mücadelesi ile emek için verilen adalet mücadelesi beraber ve yolları kesişiyor. Doğa, Emek ve Toplum ortaklaştığı sürece bu irade, dağınık olunmasından ötürü geriletilebilir ama asla yenilmez.  Bu inançla ‘’Her yer ekofest’’ demeye devam edeceğiz. 

Mehmet Akbulut

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkan Vekili

Haber: Ahmet Caner Altay

Paylaş.

Yazar Hakkında

Bir Yorum Bırakın