Yaşam Savunusu Fonla Değil, Yürekle Yapılır!

0

EKOLOJİ MÜCADELESİ PROJE DEĞİLDİR

Yaşam savunusu, bütçe kalemlerine ve fon programlarına sığdırılamaz.

Ekoloji mücadelesi bugün yalnızca doğayı savunma meselesi değildir. Bu mücadele, doğrudan yaşamın kendisini savunma mücadelesidir. Toprağın, suyun, ormanın, köyün, üretimin ve geleceğin savunusudur. Bu nedenle bu mücadele, teknik bir faaliyet değil; politik, ahlaki ve varoluşsal bir duruştur.

Tam da bu nedenle bugün açıkça konuşmak zorundayız:

Ekoloji mücadelesinin içine fon sokulmamalıdır!

Çünkü fon, yalnızca bir “destek” değildir. Fon, beraberinde bir çerçeve getirir. Bir dil getirir. Bir sınır getirir. Ve çoğu zaman fark edilmeden, mücadelenin yönünü değiştirir.

FON NEDİR? 

Fon, genellikle vakıflar, uluslararası kuruluşlar, devlet destekli programlar ya da özel kurumlar tarafından belirli amaçlar için sağlanan maddi kaynaktır. Bu kaynaklar çoğunlukla “proje” adı verilen çalışmalar üzerinden verilir. Yani bir konu belirlenir, bir süre konur, bir hedef yazılır, bir faaliyet planı hazırlanır ve bu plan doğrultusunda destek sağlanır.

Kağıt üzerinde bakıldığında bu sistem düzenli, planlı ve faydalı görünür. Ama mesele tam da burada başlar.

Çünkü ekoloji mücadelesi bir “proje” değildir.

Bir vadinin savunusu, bir köyün direnişi, bir ormanın korunması;
üç aylık, altı aylık, bir yıllık faaliyet planlarına sığdırılamaz.

Yaşam, proje döngüsüyle işlemez.

FONUN GÖRÜNMEYEN ETKİSİ

Fonlar çoğu zaman doğrudan müdahale etmez. Ama dolaylı olarak her şeyi değiştirir.

Mücadelenin dili değişir.
“Direniş” yerine “faaliyet” denir.
“Hak” yerine “çıktı” denir.
“Yaşam” yerine “sürdürülebilirlik” denir.

Yerel halk “özne” olmaktan çıkar, “hedef kitle” olur.

Mücadele yaşayan bir süreç olmaktan çıkar, raporlanan bir işe dönüşür.

Ve en önemlisi:
Sistem sorgulanmaz, sadece “iyileştirilmek” istenir.

İşte bu noktada mücadele, farkında olmadan sistemin içine çekilir.

Bu yüzden mesele yalnızca para değildir.

Mesele, mücadelenin ruhudur.

BERGAMA: BİR HAFIZA BİR UYARI

Türkiye’de bu tartışmanın teorik değil, çok somut bir karşılığı vardır: Bergama.

1990’lı yıllarda Bergama’da köylüler altın madenciliğine karşı ayağa kalktığında, bu mücadele kısa sürede büyüdü. Hukuki mücadele verildi, yürüyüşler yapıldı, ülke çapında bir bilinç oluştu.

Ne zaman ki mücadele güçlendi, o zaman başka bir şey devreye sokuldu:

İtibarsızlaştırma!

“Alman vakıfları” söylemi dolaşıma sokuldu.
“Dış güçler” denildi.
“Yabancı fonlarla yönlendiriliyorlar” denildi.

Amaç açıktı:

Köylünün iradesini yok saymak!
Mücadeleyi kirletmek.
Toplumsal desteği kırmak.

Gerçek neydi, ne değildi artık önemli değildi.

Şüphe üretmek yeterliydi.

İşte burada çok kritik bir gerçek ortaya çıktı:

Fon meselesi sadece içeriden değil, dışarıdan da mücadeleyi vurmak için kullanılır.

Yani fon, sadece dönüştürmez; aynı zamanda silaha dönüşür.

AÇIK AYRIM: İKİ FARKLI YOL

Bugün artık bu konuda gri alan bırakmanın kimseye faydası yok.

Fonlarla çalışan, proje yürüten, bu mekanizmalarla ilerlemeyi tercih eden yapılar olabilir. Bu onların tercihidir. Kendi yollarını kurarlar, kendi mücadele tarzlarını geliştirirler.

Ama bu yol ile yaşamdan doğan, yerelden kurulan, doğrudan direnişe dayanan mücadele aynı değildir.

Bu nedenle açık konuşmak gerekir:

Fon temelli mücadele ile yaşam temelli mücadele aynı şey değildir.

Eğer ortak bir zemin kurulacaksa, herkes kendi konumunu açıkça ortaya koymalıdır.

Kim fonlarla çalışıyor?
Kim mesafe koyuyor?
Kim hangi dili kullanıyor?

Bunlar gizlenmemeli, açıkça konuşulmalıdır.

Çünkü:

Belirsizlik, mücadelenin en büyük düşmanıdır.

Bizim için mesele nettir.

Yaşam savunusu fonlara dayanmaz.
Yaşam savunusu projelerle kurulmaz.
Yaşam savunusu raporlarla büyümez.

Yaşam savunusu satın alınamaz.

Bu mücadele:

Toprakla kurulur.
Su ile kurulur.
Köylüyle, emekçiyle, yerelle kurulur.

Akbelen’de ağaçlara sarılan kadınlar…

Kazdağları’nda çadır kurup nöbet tutanlar…

Cerattepe’de barikat önünde duranlar…

Fatsa’da siyanüre karşı ayağa kalkanlar…

Loç‘ta HESleri vadilerine sokmayanlar

Hepsinin ortak bir tarafı var:

Hiçbiri fonla başlamadı.

Hiçbiri proje değildi.

Hiçbiri “çalışma paketi” olmadı..

Ekoloji mücadelesinin içine fon sokulmamalıdır!

Bu bir taktik değil, bir ilkedir.

SON SÖZ

Ekoloji mücadelesi bir yol ayrımında

Ya fonlarla şekillenen, sınırları çizilmiş, dili yumuşatılmış bir hatta girecek,
ya da yaşamdan doğan, yerelden büyüyen, gerçek bir direniş hattı kuracaktır.

Bizim tercihimiz bellidir.

Çünkü biliyoruz:

Yaşam savunusu fonla değil,

Yürekle yapılır!

İsmail Akyıldız, 21 Mart 2026


NOT: Bergama Vakası İçin Kitap: Kuyudaki Taş / Özer Akdemir

Paylaş.

Yazar Hakkında

Bir Yorum Bırakın