Melisa Yıldırım yazdı: Çiftlik Hayvanlarına Empati Yapabilir Misiniz?

5

İklim krizi aslında atmosfere yayılan sera gazı oranının artmasıyla oluşuyor. Sera gazı oluşumunun %51’inden hayvan ve süt endüstrileri sorumlu.

Çiftlik Hayvanlarına Empati Yapabilir Misiniz?

Empati veya eş duyum, bir canlının (insan veya insan olmayan) duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir. Kendi duygularını başka nesnelere yansıtmak anlamında da kullanılır. Yediğiniz hayvanlara empati yapabilir misiniz? Bir inek olduğunuzu düşünün. Öleceğiniz gün, doğduğunuz günden belirlenir. Babanızı asla görmezsiniz ve doğumdan sadece bir kaç saat sonra ağlayan annenizden uzaklaştırılırsınız. Hayatınız insanlar sütünüzü alabilsin diye sürekli doğum yaparak ve doğumdan kısa bir süre sonra bebeğinizden ayrılarak geçer. Artık süt üretemeyecek kadar yorgun düştüğünüzde, mezbahaneye gönderilirsiniz ve boğazınızı kesip etinizi insanlara satarlar.Şimdi bunun sizin hayatınız olduğunu düşünün. Emin olun bu hayatı en az sizin kadar onlar da yaşamak istemiyor.

Etik ve ahlaki açıdan yaptığımız bu kısa değerlendirme dışında iklim krizi konusuna da kısaca değinmek istiyorum. Bildiğiniz gibi iklim krizi tüm ekosistemimiz için büyük bir sorun teşkil etmekte. İklim krizi aslında atmosfere yayılan sera gazı oranının artmasıyla oluşuyor. Sera gazı oluşumunun %51’inden hayvan ve süt endüstrileri sorumlu. Eğer dünya gündemini takip ediyorsanız ulaşım araçları ile yaptığımız petrol kullanımını terk etmeye yönelik büyük çalışamalar yapılmakta. Tüm ulaşım araçlarımızın ve fabrikaların sebep olduğu sera gazı etkisi, hayvan ve süt endüstrilerinin sebep olduğu etkiden çok daha az olmasına rağmen nedense henüz odağımıza bu iki endüstri gelmedi. Bu kadar büyük bir oran ortadan kalksaydı emin olun sadece çiftlik hayvanları için değil bizim içinde iyi gelişmeler meydana gelirdi.

Dünya sağlık örgütü (WHO)’nün yaptığı açıklamalara göre; günde 50 gramkırmızı et tüketmemizin; felç riskini yükselttiği; akciğer, kalp, diyabet ve kanser hastalıklarına yakalanma riskimizi 2 kat arttırdığı; ayrıca her 10 gramlık etin prostat kanseri olma riskini arttırdığını açıkladı. Kanser araştırma enstitüsüne göre bu çalışmalar, et tüketimini azaltmaktan ziyade tamamen bırakmak için yeterli. Yeme alışkanlığında yapılacak değişimler kolay kabullenilir olmadığı için sadece vejetaryen olursak bile sera gazı etkisinde büyük bir azalma ve dolayısıyla iklim krizine yönelik yaptığımız büyük bir pozitif adım olabilirdi. Fakat tabii ki bende en doğru beslenme şeklinin veganlık olduğunu düşünmekteyim. Bir diğer sorun ise su tüketimi…

Sadece 1 hamburger için 3000 litre su kullanıldığını biliyor muydunuz? 1 hamburger yiyerek harcadığınız su 2 ay boyunca duşta harcadığınız suyla eş değer. Susuzluğun insanlık ve tüm ekosistemimiz için oluşabilecek en önemli tehditlerden biri olduğunu lütfen unutmayın.

Özellikle yabancı kaynaklardan bu konuyla alakalı çok fazla araştırma ve makale bulabilirsiniz. Lütfen hayvanların öldürülmesine neden olmayın. Onlarda yaşamak istiyor ve acıyı hissediyor. Lütfen hem hayvanlar, hem kendiniz hem de tüm ekosistemimiz için yaşam tarzınızı değiştirmeyi deneyin

Share.

About Author

5 Comments

  1. Mükemmelsin melisa!
    Sonunda biri bu endüstride hayvanları anlamak için bu canlarla empati kurabilmek için çaba sarfediyor… Dünyada hala iyi ve akıllı insanlar var🌸

  2. Çiftlik hayvanları ile empati kurdum Melissa Yıldırım’ İn bu güzel makalesini okuduktan sonra 👍👏 çok etkilendim samimi ve gerçekçi ifadeleri konuyu daha iyi anlamamı sağladı gerçekten çok beğendim tebrik ediyorum.

  3. Yazınızdan çok etkilendim. Kaleminize sağlık, sizin gibi genç kalemlere ihtiyacımız var. Size destek olan herkese çok teşekkür ediyorum. Gerçekten empati yaptım okuyunca. Yazılarınızın takipçisi olacağım.

Leave A Reply