WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü): Aşırı hava koşulları geçtiğimiz yıl 62 milyon kişinin hayatını felç etti

0

Güney yarım kürede kayda geçen en kuvvetli kasırga Idai, Afrika’nın güneydoğusunda büyümeye devam ederken WMO, aşırı hava koşullarının açlık ve çatışmayı arttırdığını bildirdi

Kasırga Idai’nın etkileri Mozambik, Zimbabve ve Malavi’de devam ederken, Dünya Meteoroloji Örgütü 2018’de aşırı hava olaylarının 62 milyon insanın hayatını etkilediğini açıkladı.

Dünya Meteroloji Örgütü’nün 28 Mart 2018’de yayınladığı iklim raporuna göre dünya ısısının endüstri öncesi zamandaki seviyelerin bir derece üstüne çıkmasının sonucu olarak; anormal seller, sıcak hava dalgaları ve uzun süreli ani soğuk hava dalgaları dünya genelinde insanların hayatını mahvetmeye devam ediyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü genel sekreteri Petteri Taalas yayınladıkları rapora ilişkin yorumunda, aşırı hava koşullarının 2019’da da devam ettiğini belirtti, “Tropikal Idai Kasırgası; Mozambik, Zimbabve ve Malavi’de son derece yıkıcı sellere ve trajik yaşam kayıplarına sebep oluyor. Tropikal Idai Kasırgası Güney yarım küreyi vuran en ölümcül aşırı hava olayı olarak sonuçlanabilir.”

“Idai Kasırgası, Beira kentinin üzerine çöktü. Beira, hızla büyüyen, deniz seviyesine yakın yani alçak bir şehir; fırtınanın yarattığı dev dalgalara karşı savunmasız ve şimdiden deniz seviyesinin yükselmesinin etkileriyle karşı karşıya. Idai’nin kurbanları bize sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliğine uyum ve afet riskinin azaltılması konularında küresel gündeme neden ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor.”

Beira’da en az beş kolera vakası olduğu ve Dünya Sağlık Örgütü 900.000 aşı gönderdiği bildirildi. Mozambik Sağlık Bakanlığı 2.700 akut ishal vakasının aslında kolera hastalığının belirtileri olabileceğinden endişe ediyor.

Idai Kasırgası tam da sera gazı konsantrasyonları rekor seviyedeyken bastırdı. WMO’nun yıllık İklim Durumu raporunun ilk baskısı 1994’te yayınlandığında karbondioksit seviyesi milyonda 357 parça idi. 2017 itibariyle, milyonda 406 parçaya ulaşmıştı. Uzmanlar 2018 ve 2019 için daha da yüksek rakamlar beklediklerini belirtiyorlar.

BM genel sekreteri Antonio Guterres, dünya liderlerini Eylül ayında düzeyeceği zirveye katılmaya çağırdı ve şu açıklamayı yaptı: “Bu veriler iklim eylemlerinin aciliyetini doğruladı” dedi.

Tek bir hava olayını yalnızca iklim değişikliğine atfetmek imkansız olsa da; mevcut bilim, küresel ısınmanın belirli meteorolojik olayları yoğunlaştırdığını göstermektedir. Örneğin, ısınan okyanusların tropik fırtınaları turboşarj ettiği bilinirken; atmosferdeki nem seviyesi fırtınaların yarattığı yağışların yoğunluğu belirlemekte. Kasım ayında yayınlanan iklim araştırması raporunda, iklim değişikliğinin Katrina, Irma ve Maria kasırgalarının taşıdığı su miktarını arttırmakla kalmayıp yağmur şiddetlerini de %10 kadar arttırdığını ortaya koydu.

Seller, 2018’de dünya çapında 35 milyondan fazla kişinin hayatını etkiledi. Kuraklık ise 9 milyon kişinin hayatını etkiledi; Kenya, Afganistan ve Orta Amerika’daki kavurucu sıcak dalgaları, El Salvador, Guatemala, Honduras ve Nikaragua’da göç kavşaklarının oluşmasına sebep oldu.

Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre, aşırı hava koşulları, uzun süredir azalmış olan açlık sorunun tekrardan artmasına sebep oluyor. 2017 yılında açlık sınırındaki insan sayısının 821 milyona çıktığı tahmin edilmekte. 31’i Afrika’da bulunan toplamda kırk ülke, gıda kaynakları açısından dış yardımlara muhtaç durumda.

Rapora göre hava durumunun istikrarsızlığı ve gıda güvensizliği, sırayla, benzin sorunlarının çıkmasına sebep oluyor ve göçü körüklüyor. Eylül 2018 itibariyle, 2 milyondan fazla insan hava ve iklim olayları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. 2018’in kuraklık, sel ve tropikal fırtınaların en yüksek sayıda göçe sebebiyet verdiği yıl olduğu söyleniyor.

Raporda, mülteci kamplarının fırtınalar dahil aşırı hava koşullarına karşı savunmasızlığının altı çizilmekte. Zulüm nedeniyle travmatize olmuş yüz binlerce Rohyngya’lı mülteci, azgın muson yağmurlarından dolayı ikinci kez yerlerinden oldu.

28 Mayıs 2019’da konuşan Guterres, “iklim ve güvenlik, iklim ve istikrar, iklim ve insanlığın refahı arasında çok açık bir bağlantı” olduğunu vurguladı.

“Ani doğal felaketlerin, özellikle de yavaş başlayan felaketlerin, örneğin kuraklıkların daha sık hale geldiği açık” dedi. “Bu tür felaketler, büyük göçlere dönüşen kitlesel yer değiştirmelere sebep oluyor. Aynı zamanda üretkenlik ve tarımı etkileyerek açlığı daha büyük bir sorun haline getirecek ve sosyal istikrarsızlık yaratacak unsurlar ortaya çıkaracak.”

Natalie Sauer 

Çeviren Derya Özkaynak

Bu makale ilk olarak Climate Home News tarafından yayınlandı.

This article originally appeared on Climate Home News

Paylaş.

Yazar Hakkında

Bir Yorum Bırakın